Fantezi Teorisi

İnsanoğlunun varoluşundan bu yana fantezilerden bahsediliyor. Hatta yaşanan yüzyıla göre fantezilerin farklılaştığı da biliniyor. Elbette toplumun kültürel, ahlaki ve hatta ekonomik yapısı dahi fantezileri ciddi ölçüde etkiliyor. İnsanın aciz bir varlık olduğu ve daima elde edemediklerinin peşinde olduğu pek çok bilimsel kuramda belirtiliyor. Şüphesiz ki tüm teorileri kabul etmek de yaradılışımıza ters düşüyor. Sorgulayan, yargılayan ve hatta aksini savunan, örneklerle betimleyen, bilimsel gerçeklere dayandıran kişi ve kimlikler de yüzyıllar boyunca yaşadıkları toplumları beslemiş ve günümüzde de azalan bir etki halinde olmasına karşın katkılarını sürdürmeye devam ediyor. Fantezi teorisi aslına bakılırsa günümüz koşullarında sıklıkla dile getirdiğimiz ve arzuladığımız durum ve nesneleştirdiğimiz kişileri içeriyor.

Bir şeyi elde etmekten çok elde edinceye kadar sarf ettiğimiz çabadan hoşlandığımızı düşündüğünüz oldu mu hiç? Çok istediğimiz bir şeye sahip olduğunuzda hevesinizin kaçtığını fark ettiniz mi? Aslında sandığınız kadar mükemmel olmadığını sadece onu gözünüzde yücelttiğinizi… Bütün bunları düşündüğünüz durumlar olmuştur muhakkak ve hatta olmaya da devam ediyor olmalı. Çünkü insan tüketmeye yönelik bir varlık, kaynakları, durumları, duyguları, insanları ve hatta kendimizi tüketiyoruz. Yeri geliyor kolaya kaçıyor ve ismine değişim diyoruz. Artık ihtiyaçlarım değişti, artık isteklerim de değişti, fantezilerim değişti, zevk kavramım değişti, değişti, değişti, değişti… Sınırsız ve sonsuz bir değişim döngüsü içerisinde sonunda tatminsiz ve mutsuz bireylere dönüşüyoruz. Peki ya bunun altında ne yatıyor diye günlerce, aylarca ve hatta yıllarca düşünebiliriz ya da ufak bir araştırma ile bize cevap verecek bir teoriye ulaşabiliriz derken; ulaştık. Lacan aslında bize uzun zaman önce ışık tutmuş ve açıklamasını yapmış.

Lacan’ın fantezi teorisi ya da orijinal ismi ile “Objet Petit A” tam da ilgimizi çeken durumu özetler nitelikte. “Fanteziler gerçekdışı olmak zorundadır. Çünkü istediğiniz şeyi elde ettiğiniz anda artık onu istememeye başlarsınız. İsteğin devamlılığı için nesnesinin sürekli eksik olması gerekir. İstediğiniz o şey değildir aslında; onun fantezisidir. İstekleriniz doğrultusunda yaşamak sizi asla mutlu etmez. Gerçek anlamda insan olmak demek fikirler ve idealler için yaşamak demektir. Hayatınızı istediklerinizin ne kadarını elde ettiğinizle değil yaşadığınız samimiyet, şefkat ve özveri anlarıyla ölçmek demektir. Çünkü sonunda kendi hayatlarımızı önemli kılmanın tek yolu diğer insanların yaşamlarına değer vermektir” der.

Fantezi teorisini makul bulmak ya da bulmamak öznel bir yaklaşımdır. Fakat birçoğumuz için de akla yatkın olduğu şüphe götürmez. Şimdi sizden fantezilerinizi düşünmeniz ve teori ile eşleştirmenizi bekliyoruz. Ancak buradaki fantezi kavramının gerçek bir fantezi olduğu yani kelimenin anlamından yola çıkılarak; “sınırsız bir hayal” olarak değerlendirmenizi temenni ediyoruz.

Jacques Lacan, Objet Petit A (Fantezi Teorisi), Life Of The David Gale filmindeki Lacan ders içeriği bilgileri alıntı olarak kullanılmıştır.