GELECEĞİ MERAK EDENLERE

‘’ Geleceğimi merak ediyorum! ‘’ diyenlere gülümseyerek bakıyorum. Doğasındaki ışığı okuyabiliyorum ve aslında onu çok iyi anlıyorum. Gelecek olup da bilinen değil, bilip de var edilen bir şeydir ve bilmek tamamen andaki ışığı fark edebilmekle ilgilidir.

Zaman dediğimiz kavram bir oyundur aslında, ne ne kadar yakın ve ne kadar uzak, tamamen bizim o an ile kurduğumuz bağlantı ile ilgilidir. Zaman Tanrının oyuncaklarından biridir ve içimizdeki Tanrı bunu bilir; bununla birlikte insanoğlu oyuncakları putlaştırmaya meyillidir ve orada işte işler biraz karışabilir.

Zamana hak ettiğinden fazla anlam yüklememek gerekir. Anlam insanın kendisindedir ve her şey taş, toprak olan zamana ne ekip onun hasatını nasıl gerçekleştirebildiği ile ilgilidir. An, tüm zamanları içinde barındırır ve an insanı insana anlatan ışıktır ve tüm cevaplar aslında bu ışıkta saklıdır, iş bu an ışığını okumaktır. Kuran dediğimiz bu an ışığını okumaya uyarlıdır ki kim ne kadar bunun farkındadır ve ne kadar bu farkındalıkla kendini okumak için bu kitabı ele alır.

Yaşam okuyup anlayabildiğimiz kadar anlamlıdır ve genişleyen bellek alanımız aslında anlayıp algıladıklarımızdır. Geleceği bilmek değildir iş, iş kendini bilmek ve bu ışıkta tüm zamanlardaki akislerimizi okuyup onlarla bağlantı kurarak evrenin karanlıklarındaki bize ait olan ışığı fark edebilmektir.

Savaşlarımız kişilerle olduğunda bu savaştığımız kişi benzerlerini bize çağırır. İş, savaşın kişiler değil ötesindeki gerçeklik olduğunu ve bunun tamamen bizim lehimize bir yolculuk olduğunu hatırlamaktır. Bilinmeli ki her hikayenin ardında Tanrının iyi niyeti vardır. İşte bu güven duygusunun başlangıcıdır ve her insanın bir şansı vardır ve bu o an sahip olduklarıdır. Şükreden şükründe yeni zamanları var olan ışığıyla tohumlamıştır ve bu hasat zamanı geldiğinde onu hak ettiği ışığa taşıyacaktır.

Dürüst olabilmek önemlidir kendine ve her şeye; dürüst olmak, görmek ve bilmek ile ilgilidir. Buna görebilmek ve dolayısıyla bilebilmek de denebilir. Yaşamda bilmediğimiz birçok şey vardır. Önemli olan her şeyi bilmek değil, bildiğin kadarını bilinmezliğe olan yolculuğunda bilinçli bir şekilde kullanabilmektir.

Yaşamda herkesin ve aslında her şeyin bizim gibi bir yolu vardır ve bu yolun ne olduğunun farkına varmak, yolumuzun ne olduğunun farkına varmaktır. Herkes kendi ışığında yol alır. Herkesin kendince bir düzeni vardır ve bu düzenin kendince onda geçerli bir anlamı bulunmaktadır. Bizim ihtiyacımız olan tüm bu olanın bizde bize neyi hatırlattığıdır. İşte orada yaşamımızın ışığı yanacaktır.

Biz yaşamı okuduğumuzda, yaşam da sır dediklerimizi bize bir bir açacaktır ve açılan sırlar aslında açılan yollarımız olacaktır, burada iş hikayemizin ardındaki Tanrı sesini duymaktır, bu yüreğin sesini duymaktır ve yaşamdaki sevgi olup ışımaktır ki bu her şeyle barışabildiğimizde ışığını yakacaktır.

Her şeyin ardında bir iyi niyet vardır. Tüm hikayeler gelişimi arzulamaktadır ve iyileşemeyecek hiçbir yara aslında yeryüzünde bulunmamaktadır; bununla birlikte bazen bazı yaralar aslında yaşamımızın ışığı olarak görev alır.

Astrolojide Chiron ile temsil edilir bu iyileşmeyen yaralar ve çevremizdeki insanlara nasıl bir katkıda bulunduğumuzu anlatır. Yaralarımız yaşam görevlerimizin ışığıdır ve biz onları aydınlattığımızda, bizimle birlikte tüm yaşam da küçücük de olsa bir ışıkla büyük bir zaman karanlığını aydınlatır.

Her şey barışmak, kabul etmek, okumak, anlamak ve ötesine geçebilmektir. Harekete geçebilmek ve bu hareketi koruyabilmektir. Hareket önemlidir. Yaşamdaki ışığımızın bize ettiği rehberlikle sadece yol aldığımızda ihtiyaç duyduğumuz cevaplar da bize gelecektir.

Hikaye kişilerde değil, kişilerin çok çok ötesinde kendimizdedir ve biz bu hikaye ile barıştığımızda, bu Tanrılık ışığımıza verdiğimiz sözü hatırlayabilmek demektir ve orada insan kendileşir ve işte orada doğan güneş aslında hepimizindir. Atalarımızındır ve tüm insanlığındır.

Her birimiz çok değerliyiz. Yarınların yaşayan tohumları ve bizlerin dün karanlığının yanmakta olan ışıklarıyız. Yarınlar bizden ışık bekler, doğan her can bizden umut bekler. Görevimiz hatırlamak ve sadece yol almak, bugün bir adım daha atabildiysek yaşamda, işte en zengin biziz aslında, bu anlamlanacaktır zaman tahtının ışığında, işte bu, şimdilik, aha şimdi!

Ol Hüseyin Akdağ