02.10.2015 GÖKYÜZÜ MESAJLARI (AŞK DETOKSU 10. GÜN)

Bugün kendimizle iletişim kurmak için çok güzel bir gün! Bugün her ne yapıyorsanız onun içine mutlaka aşk katın! Sizi mutlu eden şeyi bulun içinde bulunduğunuz an içinde, bu ana koyduğunuz ad ‘’zorunluluk’’ olsa bile! Düşünün ki bu sizin seçiminizdi! Gerçekten şu an burada olmak ve bunu yapmak istediniz! Buna inanabilseniz, ne size daha farklı gelebilirdi? Ne sizi gerçekten eğlendirebilirdi? Hadi biraz eğlenin! Belki de bu sizin seçiminizdir de siz bu seçimin özde neyi hatırlatmak istediğinin henüz farkında değilsinizdir, olamaz mı? İlişkinize bugün farklı bir ışık katmak ister misiniz? Ne yapsanız bu hem size hem ona küçük de olsa bir sürpriz olurdu? Hangi yanınız gölgede kaldı? Şu an sizi, ne yapacak olsanız heyecanlandırırdı? Size bir şey söyleyeyim mi? Sürpriz yapanlar, sürprizin kendisine yapıldığı kişiden hep daha fazla heyecanlanırlar! Bunu hiç düşünmüş müydünüz? Vermek, almaktır aslında! Sırf verip de alabilelim diye yani bunca kalabalık!( Eyvah, eyvah, eyvah! Son gazız! Kim tutar bizi! )

Yaşamla nasıl iletişim kuruyoruz? Bunu yaparken ne kadar içten davranabiliyoruz? Ne kadar kendimizi o an içimizden geçene en yakın şekilde ifade edebiliyoruz? Dürüst olmak patavatsız olmak demek değildir bu arada! ‘’ Boğaz kırk boğum! ‘’ derler ( yanlış hatırlamıyorsam! ); kırk düşün, bir konuş diye!( neyse ki mesaj net! ) Dürüst olmak, karşımızdakinin de kim olduğunun ve bunun anlamının ne olduğunun farkına varmakla olur. Önce kendimize dürüst olabilmeliyiz. Resmin ne kadar kötü olduğunu mu anlatıyorsunuz? O zaman farkına varın! Aslında kötü bir ressamsınız ve renkleri anlayamadığınız için paletinizden bir türlü memnun olamadınız! O aslında hep ışık ışıktı; çünkü o sizdiniz ve kendinizi fark edemediniz, görünmeyen güzelliğinizi! Görünen, hep buz dağının görünen kısmıdır ve bu bir dağ, o aslında bir doğa harikası, sadece insanoğlu, onun ihtişamını hatırlamak yerine hep dümeni üzerine kırdı ve batmaz denilen battı. Belki de sualtının ne demeye çalıştığını biraz daha iyi anlamalıydı!

Bugün açıkyürekli olun! Aynaya bakın ve ne istediğinizi kendinize sesli olarak söyleyin! Ne cevap geldi size sizden? Duymaya çalışın! Hoşunuza gitmedi mi duyduklarınız? O zaman kendinize biraz güven verin ve bu düşüncelerin değişebileceğini kendinize söyleyin! Emin olun değişebilir! Bazen güzel olmadığına inandıklarımıza o kadar takılırız ki güzel olanları gözden kaçırırız ve bunu anlamak, bu farkındalıkla yaşamda, yaşama bakarak değil, yaşamı görerek olmak çok değerlidir. Bugün samimiyet, dürüstlük ve güven! Kime? Kendimize! Bu labirentte muhakkak ki doğru yolu bulabileceğimize! İç sesinize kulak verin, işaretleri takip edin ve bunu yaparken olabildiğince sakin olun!

ve gelelim ‘’AŞK DETOKSU’’muza, bugün Güneş Terazide, gün Venüs günü, yapacağımız çalışma da büyük önem taşıyor! Pagan öğretilerde ‘’AŞK’’ ritüelleri Cuma günü yapılır, bolluk- bereket için Jüpiter günü olan Perşembe tercih edilir. İşretleri görmek için Merkür günü olan Çarşamba tercih edilebilir. Zorlukları aşmak( sürecin bizde uyandırmak istediğinin farkına varmak ) için Satürn günü olan Cumartesi ki aynı zamanda insan karanlığın ışığıyla çalışır o gün! Kendini bulmak için de Güneş günü olan Pazar tercih edilebilir. İçimizdeki savaşçının uyandırılması, var olan gücün açığa çıkarılması ve bu anlamdaki cesaret için de Mars günü olan Salı tercih edilebilir. Günlerin sırlarını açtık bugün, demek vakti gelmiş! Günlerin mesajlarını bu kriterleri göz önünde bulundurarak okuyabilirsiniz, gün yöneticisi bu yüzden önemlidir. Şimdi çalışmamıza geçelim, yazsın parmaklar:

‘’ Bugün sizi çok özel bir yolculuğa çıkarıyoruz! Zamanda yolculuk yapmaya ne dersiniz? Bununla birlikte bu zaman, çok uzak bir zaman olacak! Belki de bizden çok, çok, çok öncesi bir zaman! Şimdi gözlerinizi kapatın ve derin derin nefesler alın! Kendinizi başka bir hayat, başka bir ülke ve başka bir tarihte hayal edin! Neredesiniz? Sizce tarih nedir ve kimsiniz, ne yapıyorsunuz? Kimler var yakınınızda ya da çevrenizde? Şimdi onları dikkatlice izleyin ve hissetmeye çalışın içinizde canlananları! Aklınızdan geçenleri takip edin bir süre için ve bunlar arasında hangisi ile özel bir çekim hissediyorsunuz? Ona doğru yaklaşın ve onunla iletişim kurun! Konuşun! Ona bir şeyler söyleyin! Onu dinleyin ve gözlemleyin! Neler hissediyorsunuz şu an? Daha önce hiç hissetmediğiniz ne var sizce şu an burada? Peki, şimdi başka bir hikayeye yol alıyoruz! Perde değişiyor! Gözlerinizi açın ve kapatın! Derin nefesler alın! Şimdi de kendinizi başka bir hayat,  başka bir ülke ve başka bir tarihte hayal edin! Taş devrine kadar gidebilirsiniz ve belki çok daha ileriye! 2000’lerin sonları ve 3000’ler de olabilir! Tekrar etrafı gözlemleyin! Sizce nerede olabilirsiniz? Bu ülkenin adı nedir ve çevrenizde kimler var? Nasıl kıyafetler var üzerlerinde? Tarih nedir ve şimdi burada özel birini görüp göremediğinize bakın bakalım! Farklı bir çekim hissettiğiniz biri var mı çevrenizde? Ona yaklaşın, onunla iletişim kurun! Onda deminkinden farklı ne var? Bunu hissedin ve şimdi tekrar yeni bir yola çıkıyoruz ve şimdi şu zamandayız! Yıl 2015! Bununla birlikte başka bir hayatta olduğunuzu hayal edin! Farklı bir isminiz, farklı bir aileniz, farklı bir ülke! Bakının etrafınıza, anlamaya çalışın! Etrafta neler oluyor? Çevrenizde dikkatinizi çeken birisi var mı? Ona yaklaşın! Nasıl olsa bu bir hayal ve siz tamamen özgürsünüz! Ona selam mı vermek istersiniz, ellerinizle gözlerini kapatıp ‘’ Ben kimim? ‘’ demek mi? ( Hayallerde kimse kimseye tokat atmaz ya da ‘’ Aa, ne ayıp! ‘’ demez! Keyfini çıkarın ve şimdi onunla göz göze gelin! Farklı ne görüyorsunuz ve şimdi her üç deneyiminizde sizi en çoık etkileyen şeyleri bulun ve bunlara birer isim verin ve şimdi üç resim yapın, her bir kelime için birer küçük resim ve şimdi gözlerinizi kapatıp bu kelimeleri sesli olarak dillendirin ve içinizden geçenleri fark edin ve şimdi geriye dönün, yeni bir resim yapın ve bu resme bir isim verin! Artık nasıl yapacağınızı biliyorsunuz! Bu isimle bir melodi yaratın! O melodi, size sizi çağırıyor! Hadi bunun  farkına varın, şimdi! ( Melodiler doğa ile rezonansa girdiğinde yaratıcı bir güç olurlar ve tüm evrenle bağlantıya geçerek özde olanı açığa çıkarırlar, bakın bunlar çok önemli! Sesiniz sizin çok değerli bir hazineniz! ) ‘’

Sizi seviyorum,

Hüseyin Akdağ